
İslam sanat düşüncesinin teorik problemlerini çözüm önerileri ile ele alan çalıştay dizisi “Bir İslam Sanat Düşüncesinden Söz Edilebilir mi?”, Üsküdar Yerleşkesi’nde düzenlenen müzakere oturumu ile sona erdi. İslam Sanatları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (İSM) Kasım 2020’den beri farklı periyodlarda ve meselenin farklı veçhelerini irdeleyerek düzenlediği çalıştay, üst başlıktaki sorunun yanı sıra yeni sorular da gündeme getirdi.
İslam sanatları alanındaki üretimlerin görünürlüğüne, sanatçılar arasındaki iletişime ve etkileşime katkı sunmanın yanı sıra, İslam sanatlarının teorik ve felsefi arka planına yönelik düşünce zemini oluşturmaya odaklanan İSM, kuruluş tarihi olan Kasım 2019’dan bu yana düzenlediği “Bir İslam Sanat Düşüncesinden Söz Edilebilir mi?” çalıştayında meseleyi dört başlıkta irdeledi. “Teorik ve Kuramsal Problemler”, “İslam Sanatı Alanına İlişkin Teorik Problemler”, “İslam Sanatı Pratikleri” ve “Geleneksel Sanatlar ve Modern Sanatlar” başlıklı dört oturumda, alanda düşünce üreten isimler görüşlerini paylaştı. Değerlendirme oturumunda ise öne çıkan fikirler, çözümler ve yeni sorular gündeme getirildi.
Üretilen üzerinde düşünen bir merkez
Programın açılışında konuşan Rektörümüz Prof. Dr. M. Fatih Andı, İSM’nin kurulduğu günden bu yana İslam sanatlarının teorik, felsefi ve tarihsel arka planına dönük üretimler yaptığını kaydederek şöyle devam etti:
“İslam sanatları bugünün sanat, düşünce, akademi ortamlarında daha çok üretim bağlamında varlık gösteriyor. Çok fazla eser veriliyor, belki de altın çağını yaşıyor ama gerek teorik gerek felsefi gerek tarihsel akademik çalışmalar konusunda çok zayıfız. Bir sanat ontolojisi, bir sanat felsefesi ortaya koyamıyoruz. Bu bağlamda İSM, sadece pratikte eserler üreten bir birim olarak yapılanmadı, üretilen üzerinde düşünme refleksi geliştirmek, işi paydaşlarına yaymak için çalışıyor. Bu olumlu tablo zamanla daha da olgunlaşacak, İSM gelecekte alanında parmakla gösterilen bir merkez olacaktır.”
Bir eser nasıl İslami olur?
İSM Müdürü Öğr. Gör. Betül Bilgin’in yönetiminde başlayan oturumda merkez yönetim kurulu üyelerinden Prof. Dr. Zeynep Gemuhluoğlu çalıştay boyunca tartışılan meseleleri hatırlatarak, ortaya çıkan yeni problemlere, sorulara dair değerlendirmelerde bulundu.
Oturumlar boyunca problemler ve çözümlemelerin “eser” üzerinden yürütüldüğünü, bir eseri İslami veya İslam sanatı olarak değerlendirmenin mümkünlüğü üzerine tartıştıklarını ifade eden Gemuhluoğlu, “İslami olduğu düşünülen eserlerin başka inanç ve kültüre ait olma olasılığı her zaman vardır. Bu nedenle İslam sanatı üzerine konuşurken eser üzerinden çözümleme yapmamızın ne kadar problemli olacağını gördük.” dedi.
İslam sanat düşüncesine nazariyat, fikriyat ve estetiğin birbirleriyle bağlantısı üzerinden bakılması gerektiğini vurgulayan Gemuhluoğlu şu ifadeleri kullandı:
“Müslüman bir sanatçının yaptığı eseri bir kültürün devamı olarak değil, Müslümanın yapmasının anlamını arayabileceğimiz, açıklayabileceğimiz bir noktada olmak için bu türden bir nazariyatın gündeme gelmesi gerekmektedir. İslam sanatları alanındaki ürünleri geçmişte ortaya çıkmış sanatlar, formlar bütünü olmaktan çıkarıp; bir roman, bir filmde de nübüvveti ve nübüvvetle ilişkilendirilebilecek velayeti açıklayabilen bir nazariyatın olması gerekiyor ki, onun üzerinden biz sanat fikriyatı yapabilelim.”
Prof. Dr. Zeynep Gemuhluoğlu’nun yanı sıra çalıştayda; Prof. Dr. Habip Türker, Dr. Emine Canlı, Irvin Cemil Schick ve Doç. Dr. Filiz Adıgüzel de müzakerelerde bulundu. Yoğun ilgi gösterilen program seyirci katkılarıyla tamamlandı.